YÜRÜYÜŞ HER DERDE DEVA
YÜRÜYÜŞ HER DERDE DEVA

Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, şok diyetlerin, vücudun bir nevi fabrikası olan karaciğere de zarar verdiğini bildirdi.
İç Hastalıkları, Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, çağın vebası olarak adlandırılan obezite ile neredeyse moda olan şok diyetlerin, vücudun bir nevi fabrikası olan karaciğere de zarar verdiğini bildirdi.

Karaciğerin vücutta kendi kendini yenileyebilen tek organ olduğunu belirten Prof. Dr. Gümürdülü, “Alınan tüm gıdalar karaciğerde vücut için faydalı ve gerekli ürünlerin yapımında kullanılır. Bunlardan biri olan albüminin de görevlerinden birisi, sıvıların damar yatağı içinde tutulmasıdır. Karaciğer fonksiyonları bozulunca albümin sentezi (yapımı) de etkilenir” dedi.

Karaciğerin işlevini bozan rahatsızlıkların başında hepatit virüslerinin geldiğini, hepatit A, B ve C virüslerinin karaciğerde fonksiyon kaybına yol açtığını ifade eden Gümürdülü, “Bunların yanı sıra doktor önerisi olmadan ilaç kullanımı ve bazı genetik rahatsızlıklar da karaciğere zarar vermekle birlikte obezite de önemli rol oynuyor. Tüm dünyada önlenemeyen bir sağlık sorunu olan obezite ve neredeyse moda gibi çoğu kişinin uyguladığı şok diyetler de karaciğerde yağlanmaya yol açarak, bu organın fonksiyonlarına zarar veriyor” diye konuştu.

Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü, alınacak bazı önlemlerle karaciğer yağlanmasının önüne geçilebileceğini belirtti. Sağlıklı beslenme, yeterli fiziksel aktivite ve kilo kontrolünün tüm vücudumuz için olduğu gibi karaciğer için de çok önemli olduğunu vurgulayan Gümürdülü, şunları kaydetti: “Düzenli öğünler halinde bir beslenme planı ile yağ, şeker ve karbonhidrat tüketiminin azaltılması gerekiyor. Bunun yanı sıra vitamin ve mineral açısından zengin olan sebze ve meyve tüketiminin arttırılması, katkılı hazır gıdaların en aza indirilmesi karaciğer sağlığı için gereklidir”.

Yürüyüş her derde deva

Prof. Dr. Gümürdülü, günde 45 dakikalık tempolu yürüyüşün, her derde deva olabileceği gibi karaciğer yağlanmasına karşı etkili bir silah olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Özellikle gün boyu oturarak çalışanlar bu açıdan daha fazla risk altında. Bu durumda olanlar gün içerisinde mutlaka hareket etmeli. Her gün en az 45 dakika düzenli ve tempolu yürüyüşe çok özen gösterilmeli. Çünkü düzenli ve tempolu yürüyüş, yağlanmanın önemli ölçüde gerilemesine yardımcı olmaktadır. Yürüyüş, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncinin azalmasını sağlıyor. Bu da uzun vadede kalp ve damar hastalıklarından koruyor. İmkanı olanların plates, aerobik, aletli jimnastik, yüzme ve egzersizin her türlüsünü yapmalarında fayda var.”

Karaciğer rahatsızlığının yorgunluk, çabuk yorulma, iştahsızlık, sarılık, kaşıntı, bulantı, aşırı gaz birikimi, özellikle bacaklarda ve karında şişlik, kabızlık, erkeklerin göğsünün büyümesi gibi çeşitli belirtiler verdiğini belirten Gümürdülü, “Bu durumda teşhis için mutlaka doktora başvurulmalıdır” dedi.

📆 23 Ekim 2017 Pazartesi 16:06   ·   💬 0 yorum   ·   👀 438 kez okundu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HAVA DURUMU
SİVEREK
GAZETELERİMİZ
23.10.2017 GAZETE
22.10.2017 ADANA OLAY HABER GAZETE
YAZARLAR